XV. yüzyıldan günümüze kadar gelmiş, Lefkoşa surlar içinde yer alan konak, Lüzinyan - Osmanlı mimarisi stillerinin karışımı ve uyumunun örneği olarak tipik bir Lefkoşa konağıdır.
Osmanlı dönemi ilâvesi olan cumba ve süslemeli ahşap tavanları ile tipik bir iç avlulu konut özelliği taşıyan konak, bağdadi teknikle yapılmış ilave köşk hariç, kesme taştan inşa edilmiş olup, iki katlı ve kiremit çatılıdır. İç avludaki taş kemer kalıntıları binanın doğu ve güney yönüne doğru bir uzantısı veya bağlantısı olduğunu göstermektedir.
Evin güneyinde kalan kalıntılara “yüz oda” denmektedir. Bu odalar, St. Catherina’nın bakım evi ve kilisesi ile duvar komşuları idiler. Bu nedenle konağın kraliyet değerine sahip olduğu addedilmektedir. Tarih kitapları 1456 yılında Kral II. John’un burada, Lüzinyan Prensesi Agnes’in evinde kaldığını belirtmektedir. Agnes kraliyet ailesinin prensesiydi.
19. yy.’da Kalerio al Efendi olarak adlandırılan konak, iki Türk aile tarafından, sonraları ise Rus Classen çifti tarafından 1958’lere kadar konut ve dokuma atölyesi olarak kullanılmıştır.
Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin restorasyon ve müze düzenleme çalışmaları sonucunda Lüzinyan Evi “Ortaçağ’dan Günümüze Lefkoşa” adıyla ziyarete açılmıştır.
Kaynak: https://eemd.gov.ct.tr/M%C3%9CZE-VE-%C3%96REN-YERLER%C4%B0/Lefko%C5%9Fa-B%C3%B6lgesi/L%C3%BCzinyan-Evi-M%C3%BCzesi
Yapıda zamanla eskimeye ve kullanıma bağlı olarak yıpranmalar ve hasarlar meydana gelmiştir. TİKA tarafından 2023 yılında yapılan tadilatta, cumbalı kısmın çatı karkası ve çatı örtüsü tadilattan geçirilmiştir. Tüm çatı aktarılarak kırık kiremitler aslına uygun olarak değiştirilmiştir. Yağmur suyu olukları ve boruları yenilenmiştir. Cumba ve ön cephedeki tüm ahşap kısımlar tadilattan geçirilip boyanmıştır. Dış cephe boyaları yenilenmiştir. Nem ve rutubetten dolayı sıva kabarmaları olan yerler yenilenmiş ve boyanmıştır.