Memduh Asaf Sokak 10, Köşklüçiftlik, Lefkoşa   +90 (392) 227 10 47

Kadı Hafız Molla Hasan Efendi


Osmanlı Devleti’nde Şer’î Hukuk Âlimi ve Kâdı

Hicrî: 1268 / Milâdî: 1851-1852

 

Mezar Taşının Osmanlı Türkçesi:

Hüve'l-Hayyü'l-Bâkî.

Vâkıf-ı Mes’ele-yi şer’i kavim  Hâfız Müderris Emr-i ilâhî nâ'ib olup, bir müddet etti ihkāk-ı hukūk, her gâh bilmeyüp kadrini ashâb-ı nifâk, buldılar hicri ile sanki refah, maraz-ı mevt idüp istihkâk, Ravza-i merkadine akdı miyâh, Lâlezâr oldı rebîʿ hicri sînesin dağıldı baht-ı siyâh, zâtı olmuştu şerîh-i sânî Mağfiret ede Cenâb-ı Allâh. Oku târîh-i berây-ı iʿlân.

1268 / M. 1851-1852

 

Mezar Taşının Günümüz Türkçesi:

O (Allah) Diridir ve Bâkidir.

Toplumda şer’i konulara vakıf olan medrese hafızı ve mollası, fazilet sahibi Hafız Hasan Adil Efendi, bir müddet kadı oldu. Şer’i meselelerde hukukî görevini hakkıyla yerine getirdi ve hastalığa yakalanarak ilâhî emrin gereği olarak bu fânî dünyadan ayrıldı. İnsanlar arasında ayrılık tohumunu saçanlar ise sanki o ölünce feraha kavuşacaklarmışçasına onun değerini bilemedi. Ölümüyle kabrinin bahçesine sular aktı, onun aramızdan ayrıldığı baharda, kabri lâle bahçesine döndü. Kara bahtlı insanların sineleri dağıldı. Cenâb-ı Allah'tan onun günahlarını bağışlaması niyaz olunur. Ruhu için Fâtiha.

1268 / M. 1851-1852

 

KADI HAFIZ MOLLA HASAN EFENDİ’NİN HAYATI

Şer‘î Hukuk Âlimi ve Kadı

1268 / M. 1851–1852 

Hafız Molla Hasan Efendi, Arap Ahmet Camii haziresinde medfun bulunan ilmiye mensuplarından biridir. Mezar taşı kitabesi onun özellikle şer‘î meselelerdeki bilgisine ve hukuk alanındaki görevine vurgu yapmaktadır. Kitabedeki ifadelerden medrese geleneği içerisinde yetişmiş, dinî ilimlere vâkıf bir hafız ve molla olduğu anlaşılmaktadır.

Bir müddet kadılık görevinde bulunan Hasan Efendi, bu görevi dolayısıyla yalnızca bir din âlimi değil, aynı zamanda Osmanlı hukuk sisteminin yerel düzeydeki temsilcilerinden biriydi. Kadılar, şer‘î ve hukukî uyuşmazlıkların çözümlenmesi yanında bulundukları yerlerde çeşitli idarî ve toplumsal sorumluluklar da üstlenmekteydi. Kitabede onun hukukî görevini hakkıyla yerine getirdiğinin belirtilmesi, meslek hayatındaki adalet ve liyakatine yönelik bir övgü niteliğindedir.

Mezar kitabesinin dikkat çekici taraflarından biri, Hasan Efendi'nin yalnızca görevlerini sıralamaması, aynı zamanda çevresiyle olan ilişkilerine de değinmesidir. Değerinin bazı kimseler tarafından bilinmediğinin ifade edilmesi ve ölümünün ardından kullanılan güçlü edebî tasvirler, onun hatırasını idealize eden bir mezar taşı geleneğini yansıtmaktadır. Kabrinin baharda bir “lâle bahçesine” dönüşmesi şeklindeki tasvir de kitabeye güçlü bir şiirsel karakter kazandırmaktadır.

 
 Geri  
  Tüm Eserler